144 MHz Es in EU     : Status
50 MHz Es in EU       : Status
Today's MUF & Es    : Status
From MMMonVHF
Son Eklenen Albümler
  • TRAC Nazilli 29 Ekim
  • TRAC ZONGULDAK
  • TC101SO
  • TRAC Bozöyük Eğitim
  • BURSA DEPREM HAFTASI ETKİNLİĞİ
  • SİVAS DEPREM HAFTASI ETKİNLİĞİ


Etkinlik Takvimi
E-Bülten

 

        

 

 

 

Çanakkale Kardeş Kentler Troia’ da Buluşuyor Projesi etkinliği yapıldı

Çanakkale Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, Çanakkale On  Sekiz Mart Üniversitesi SYO Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü, Çanakkale Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü  ve Almanya THW Arama Kurtarma ve  Gençlik birimince; “Kardeş Kentler Troia’ da Buluşuyor Projesi” kapsamında 29 Ağustos-5 Eylül tarihlerinde Güzelyalı’da gerçekleştirilen Arama Kurtarma Eğitimlerine Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti Çanakkale  Şubesi  2 Eylül günü bir istasyon kurarak katkıda bulundu. Proje, aynı zamanda THW’nin “Toolcar Meets Troia” projesinin parçasıydı. Katılım daveti, etkinliği düzenleyen kurumlarla TRAC Çanakkale Şubesi arasındaki düzeyli ilişkinin, yoğun işbirliğinin ve aşinalığın bir sonucudur.


 

TRAC Çanakkale Şubesi Başkan Yardımcısı Nedim ÇOLAK (TA3EC) tarafından kurulan tipik bir Fieldday istasyonuyla (FT-897+AT897 ve 1:9 Balun ile uyarlanmış 17 m Longwire) THW gönüllüsü Alman gençlerinin, yaşadıkları kentlerle telsiz irtibatı kurması sağlandı.

 

 

 

Sabit istasyon faaliyeti sona erdikten sonra TA1E/M istasyonundan da görüşmeler yapıldı. Mobil istasyondan yürütülen görüşmelerden bir tanesi, Augsburg kentindeki bir mobil istasyonla (DG9MAQ/M) yapıldı. DG9MAQ-9, TA1E-9 istasyonuna APRS ile “14.270 MHz’de bekliyorum” mesajını gönderdi, bu mesaj TA1E-8 istasyonuna (el cihazına) da geldi, akabinde de araca gidilerek HF irtibatı kuruldu. Böylece ilginç bir haberleşme kombinasyonu sergilenmiş oldu.

 

 

Tüm bunlar, genç katılımcıları ve THW kafilesini çok etkiledi. Görüşülen bir Alman istasyonun genç THW gönüllülerinden bir tanesinin “lideri” olması da çok hoş bir sürprizdi.

 

 

“Genç THW Gönüllüsü Alex (solda), TRAC Çanakkale Şubesi Başkan Yardımcısı Nedim ÇOLAK (TA3EC) sağda”

 

Çok keyifli geçen bu çalışma, DARC Afet Haberleşmesi Koordinatörünün ön hazırlıkları sayesinde beklenen verime kavuştu. DJ9OZ ile TA1E arasında etkinlik öncesinde yapılan yazışmalar sonucunda Kempten, Augsburg ve Solingen kentlerindeki Amatör Telsizcilerin etkinlik süresince havada olması DJ9OZ tarafınca sağlandı. Çalışmanın hafta gününde yapılmasına rağmen Alman dostlarımız istasyonları başında özverili bir katkıda bulundu.

 

İstasyon uygulamasından önce Afet Haberleşmesine ve bu hizmette Radyo Amatörlüğünün rolü hakkında tarafımca katılımcılara bir de sunum yapıldı.

 

 

Katılımcı THW Genç Gönüllüleri (“Genç THW’liler”) 14-17 yaş grubundaydı. Bu gönüllülerin tümü, 14 yaşından itibaren eğitime tabi tutulup zaman içinde kademeli olarak THW’nin çalışmalarına aktif destek verebiliyorlar. Çalışmalara tam anlamıyla katılmak üzere ise THW ana kadrosuna 18 yaşında geçiyorlar. “Genç THW’liler” bir dernek yapılanmasında örgütlü, THW ise bir kamu kurumu statüsünde.

 

Kafiledeki bu gençlerin tümü, bir THW aracındaki teçhizatı tanıyorlar ayrıca kurtarma, yangın söndürme ve THW’nin görev alanına giren diğer konular hakkında temel bilgi sahibi durumdalar. THW’ye bağlı birimde örgütlenmiş olan THW Genç Gönüllülerinin sayısı da 10.000 kişi.

 

Genç misafirlerimizin sunum ve istasyon faaliyeti sonrasında sordukları sorular da, sahip oldukları bilinç düzeyinin açık bir göstergesiydi.

 

THW, dünyanın en güçlü afet müdahale birimlerinden biri. 1950 yılında sivil koruma hizmeti için kurulan bu teşkilat Federal Alman İçişleri Bakanlığına bağlı bir kurum. Yaklaşık 80.000 mensubu var.

 

Bu kadrosunun %99’u gönüllü. TRAC, Erzincan Depremi, Dinar Depremi ve 1999 depremlerinde THW ile sahada işbirliği yaptı. Marmara Depremi sonrasında OCHA’nın (Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Teşkilatı) İstanbul irtibatı işlevini de İstanbul Afet Yönetim Merkezindeki bir ofiste yürüten THW yetkilisi ile birçok konuda fikir alışverişimiz oldu.

12 Kasım Depremi sonrasında Atatürk Havalimanına gelen yabamcı ekiplerin karşılanması sürecinde TRAC tarafından bu ekiplerin haberleşme envanterinin çıkartılmasına yönelik olarak yürütülen çalışmada bu THW yetkilisi ile yakın işbirliği yapıldı. 1999 depremlerinde ülkemize gelen THW ekiplerinde Radyo Amatörlerinin yer alması, yerel komuta birimleri ile koordinasyon haberleşmesinin TRAC aracılığı ile yürütülmesini çok kolaylaştırdı.

 

THW’nin Fransa’da yaşanan iki büyük sel felaketi, daha ileriki dönemde ABD’deki Katrina Kasırgası ve dünyanın değişik yerlerindeki başka büyük ölçekli acil durumlarla afetler akabinde verdiği hizmetler, bu kuruluşun ününü pekiştirdi. Görev kıyafetlerinin renginden esinlenerek “Mavi Melekler” olarak ünlendikleri de biliniyor.

 

“ÇOMÜ AYAY Öğretim Görevlisi Prof.Dr. Günhan ERDEM (TA3IGE) solda, TRAC Çanakkale Şubesi Başkanı Alper DOĞMAZ (TA3APR) sağda”


İlginç bulduğum noktalardan bir tanesi, Almanya’nın yıkıcı doğal afetler konusunda çok büyük tehlikelere maruz olmamasına rağmen THW’nin bu denli güçlü şekilde örgütlenmiş ve bu örgütlenmeyi çok büyük oranda gönüllüler temelinde yapmış olması. Almanya’nın maruz olduğu doğal kaynaklı tehlikelerin başında doğusundaki (Elbe ve Oder), güneyindeki (Inn ve Tuna ile kolları) ve batısındaki (Ren) nehirlerinin oluşturduğu sellerle taşkınlar, ayrıca kuzeydeki deniz kıyısında büyük fırtınalar sonrasındaki deniz taşkınları geliyor. Bunlar çok sık rastlanan durumlar değil. Buna ilaveten, doğu ile batı Avrupa arasındaki konumu sonucundaki yoğun karayolu taşımacılığı transit trafiği ile bu trafikte yol alan tehlikeli maddelerin yol açtığı riskler mevcut. Yoğun sanayileşmenin sonucunda teknolojik tehlikeler de var. Ancak deprem riski yok. Kısacası, doğal afet tehlikesi ülkemize oranla oldukça düşük bir seviyede. Fırtına türü Meteorolojik afet riski ise belli ölçüde mevcut, ancak çok yıkıcı boyuta nadiren ulaşıyor.

 

Ancak THW’nin kuruluş tarihi, 2. Dünya Savaşı travmasının bu örgütlenmede büyük bir itici güç oluşturduğunu anlamaya yetiyor elbette  (bu travma, gençlik örgütlenmesinin kurumdan farklı bir yapıda gerçekleştirilmesinin de nedeni). Bu bağlamdaki ikinci büyük etken, Almanya’nın bu savaş sonrasındaki “Soğuk Savaş” döneminde “Cephe Ülke” konumunda olması. Bundan da anlaşıldığı üzere, THW’nin rolü klasik bir “Sivil Savunma” yapılanması ile çok büyük ölçüde aynı.

 

THW, Almanya’da gönüllü personel ağırlıklı olarak hizmet veren tek kurum değil.

 

İtfaiye teşkilatının 1.200.000 kişi civarındaki kadrosundaki gönüllü oranı %96, Deniz ve akarsu Arama-Kurtarma hizmetlerinde (tahlisiye) de gönüllülerin katılımı THW’nin oranı mertebesinde, Kızılhaç’da da bu oranda. Bu teşkilatların tümünde, THW’deki gibi gönüllü katılım küçük yaşlarda başlıyor.

 

Başka bir deyişle, tüm toplumda ciddi bir farkındalık ve bilinç mevcut.

 

Aynı bilinç ve farkındalık, tüm AB ülkelerinde de var (örneğin denize kıyısı olan ülkelerin tümünde tahlisiye hizmetleri %99 oranında gönüllü personelle sağlanıyor ve gönüllü itfaiyecilikle Kızılhaç gönüllülüğü çok yaygın). “Hizmete ihtiyaç duyanlar, çözümün aktif parçası konumunda”.

 

Tüm bu hizmetlerin bu yaygınlıkta ve bu kalitede kadrolu personelle verilmesi için gerekli bütçeleri hiçbir AB ülkesinin karşılayabilmesinin mümkün olmaması konusunda toplumda var olan güçlü bir bilincin, gönüllü ağırlıklı bu örgütlenmeyi (yaşlanan ve gerileyen nüfusa rağmen) mümkün kıldığını, ayrıca bu örgütlenmenin sürdürülebilirliğini sağladığını düşünüyorum.

 

Anılan ülkelerin hiçbirinde bir olay sonrasında “nerede bu devlet?” mealindeki bir haykırışın asla duyulmaması, olay yerine gelen müdahale ekiplerine tacizde bulunulmaması, tam aksine soğukkanlı, disiplinli ve yardımcı bir tavır sergilenmesi bu bilincin bir başka tezahürü.

 

Deprem ve birçok başka doğal kaynaklı tehlikelere çok yüksek oranda maruz olan ülkemizde benzeri bir toplumsal farkındalığın gelişmesinin, bu çerçevede İstanbul’da başlatılan “Güvenli Yaşam Gönüllülüğü” projesinin gelişerek tüm ülkede uygulanmasının ne denli gerekli olduğunun, Almanya örneğinden anlamanın kolaylıkla mümkün olduğu kanısındayım.

 

Ülkemizde afet gönüllülüğü konusunda kendi faaliyet alanını eksen alarak 1990 yılında genel anlamda öncülük yapan ve bunu sistematik şekilde geliştiren bir Cemiyetin mensubu olarak AFAD Başkanlığının yürüttüğü çalışmaları çok olumlu buluyor, bunlara toplumsal katılımın gönüllülük temelinde diğer hizmet gruplarında gerçekleşmesini yürekten temenni ediyorum.

 

Bu vesileyle, TRAC Çanakkale Şubesine çalışmaya katkısı ve yürütmekte olduğu projeler nedeniyle, DARC’a da çalışmaya verdiği destek için teşekkür ederim. Bir teşekkür borcumuz da bizi bu etkinliğe davet eden kurumlara var. Umarım ki, katılımımız onları hoşnut kılmış ve etkinliğe yararlı bir katkı sağlamıştır. Gelecek dönemde farklı yörelerde benzeri etkinlikler yapılması halinde benzeri katkılar teşkilatımızca sağlanacaktır.

 

73!

Aziz ŞASA,TA1E

TRAC Genel Başkanı

 

TRAC
Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti
9 Nisan 1991 tarihi ve 91/1741 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile KAMU YARARINA çalışan bir dernektir.
IARU International Amateur Radio Union Member