|
Bir
Radyo Amatörü Adayı’nın Kaleminden:
ENKAZ
ALTINDA 3 GÜN.....
En baştan başlamak gerekirse
o gün ailemin Adapazarında bulunan bireyleri ile bir piknik yapıyorduk.
Boluya bağlı olan Düzceye gittik. Ve sabahtan akşama kadar orada kendi
çapimizda eğlendik. Akşam saat 6 sularında toparlandık ve Adapazarına doğru
yol almaya başladık. Eve döndüğümüzde herkes yorgun bir hale gelmişti ve
bir iki saat ayakta kaldıktan sonra uykuya yattık. Tabii kimsenin aklından
bile geçmiyor o akşam bir deprem olacağı.
Neyse bir sallantı ile uyandım.
Ama uyandığım anda yerde olduğumu fark ettim. Yorgunluktan olsa gerek,
kendimi bir anda sarhoş zannettim. Üç defa çocukluk arkadaşimı çagirdim.
Bunun sebebi bütün tatillerimi bu arkadaşim ile geçiriyorum. Ve sonuçta
biliyorum benim sarhoş olabileceğim tek yer ise tatil. Ama bir cevap gelmedi.
O sırada aile bireylerimin çigliklarini fark ettim ve bu bir tatil gecesi
değil tam tersi bir deprem gecesi idi. O anda iyi olduğumu haykırdım ve
altıma dağcılıkta kullanılan Bergama tipi bir short üzerime ise bir t-shirt
aldım. Bu shortu giymemin sebebi ise çok cebi olması. Yanıma kimlik cüzdanı,
arabanın ruhsatı ve cep telefonum ile 144 Mhz el cihazımı aldım. Malum
dinleme yapıp bilgi almak için. Bütün aile bireylerini çikardik dışarı.
Ben arabanın binaya çok yakın
olduğunu düşündüm ve çekeyim dedim içimden. Arabanın kapısını açtım. Girip
kapıyı kapattıktan bir saniye sonra belki hayatımda ilk defa; "Keşke bu
sesleri duymasaydım" diyebileceğim türde sesler duydum. Bina yıkılıyordu.
Düşünün hala 45 saniyelik bölgenin içindeyiz. O anda aklıma gelenler şöyle.
-Kaçarım (Ya kaçarken üstüme blok düşerse?)
-Koltuğu yatırıp beklerim
Aynende öyle yaptım koltuğu
hemen yatırdım ve kollarımla yüzüme koruma çektim. Ve olanlar oldu. Bina
yıkıldı. Arabanın üstü artık çökmüs ve camlar patlamıştı. Ama hiç bir şey
göremiyordum molozlardan. Deprem bitmişti ama ben enkaz altındaydım. Bağıran
kişiler duydum. Ve geri haykırdım. Yardım çagiracaklarini söylediler "tamam"
dedim.
Ama sabaha kadar hiçbir yardım
gelmedi. Allaha şükür o gün piknikteydik, arabanın içerisinde yeterince
su ve çörek vardı. Tabii o anda imkansızlıktan doğan bir şaka geldi aklıma.
"Vay be oğlum, aylardır kampa gitmek istiyordun al sana kamp!" dedim.
O anda insan psikolojisi
çok değişiyor. Neler düşünüyorsunuz hiç belli değil. Ufaklığım yurt dışında
geçmişti ve ben BOY SCOUTS OF AMERICA'da idim. Yani İzciydim. Kamplarda
RED CROSS bize kamp hayatı ve olağanüstü durumlar eğitimi vermişti. Suyum
yeterliydi ama yinede onun sayesinde düşündüm. Burada ne kadar kalacağım
hiç belli değildi. Su hakkında biraz tutumlu olmam gerekir. Eğitimim sırasında
ögrendigim en önemli şey: İnsan uzun süre yemeksiz kalır ama SUSUZ asla!!!
Sabah oldu ve cep telefonları
hala çalismiyor ve yardım da gelmiş değildi. Telsizi kullanmak hiç aklımda
bile yoktu. O gün geçti. Ben biliyordum: Arabanın üstüne düşenler kolondu.
Nasıl kaldırsınlarki? Araba hurda olmasına rağmen akü doluydu ve radyo
çalısıyordu. Bir iki istasyon bana acı gerçekleri açıklıyor: Yanlız Sakarya
değildi, bütün Marmara idi bu durumda.
Bazen ağladım bazende gülmekten
kendimi tutamadım. Sonuçta hayattaydım ve yaşiyordum. O akşam da geçti.
Öbür gün yani 2. gün telsizimin TX yapabileceği bir frekansta bazı konuşmalar
duydum. Ve bunlar resmi konuşmalardı. Dinleme yapıyordum arada, ama amatör
frekanslardan bir şey çıkacagını hiç düşünmüyordum!!! Ve konuşmaların arasında
ACİL ÇAGRI yönelttim. Kiminle ve nereyle görüşüyordum bilemiyorum. Durum
izahı ile mevki bildirdim. Karşimda duymak istediğim sözler vardı: "Tamam
hemen ekip yolluyoruz!". "Kurtuldum" dedim.
Ama akşama kadar hiçbir hareket
yoktu. Uykum gelmişti ve uyuyordum. Bir anda makine sesleri ile demir gıcırtıları
duydum. Ve belli bir süreden sonra yavaş yavaş kepçenin ışıklarını ve gövdesini
gördüm. Sonunda dışarı çıkmıstım ve yaşıyordum. Kimseye bakmadan, öpmeden
dans etmeye başladım. Hayatımın dansıydı bu "Hayatın dansı!". Ailem şaşkınlıkla
ama o kadar da sevinçle bakıyordu bana.
İşte iki gün ve üç gecenin
enkaz altındaki hikayesi...
Dileğim, Allahtan ne bizlere,
ne sizlere, ne bu vatana, ne de bu dünyaya bir daha böyle bir facia göstermesin..
N.Ş
Tnx: N.Ş. |