FAZ
III Eliptik[( MOLNİYA tipi yörünge)
yörünge uyduları takip ettikleri yörüngeden dolayı çok uzun süre haberleşme
imkanı tanıyordu. Dünyaya en yakın 1500 veen
uzak 37000 Km. arasında gidip gelmeleri en uzak noktada hızları azaldığından
asılı duruyor gibi olmaları10-12 saate
kadar görüş alanında kalmalarını sağlıyordu.

Yerin
% 49 unu kapsıyor
Bu
yörünge modeli dünyanın yarısına yakın bölgeyi kapsıyabiliyordu ve en uzak
ülkelerle PROPAGATION a bağlı olmaksızın
haberleşme imkanı sağlıyordu.1000 kM ve
altında dönen uydular 10-15 dakikalık
haberleşme sürelerine kıyasla bu yörünge modeli ile 10
saatin üzerine çıkılabiliyordu.Clark kuşağındaki
sabit uydular yerin eğiminden dolayı kutup
noktalarında ufkun altında yada yere çok yataykalmaktadır,
uydu dar açıyle görülsede yer yüzünden üreyen statik ve manyetik gürültü
haberleşmeyi zora sokmaktadır..
Bu yörünge
modelini Sovyetler ilk kez kutup bölgelerindeki haberleşme hatlarının olmadığı
kuzey kutbunun çevresiyle haberleşmek üzere MOLNİYA
1-2 ve 3 uydularında kullanmış ve başarılı olmuştu, bir yada iki
uydu ufkun altında olsa bile en az biri görüş alanında ve uzun süre kullanılabilir
oluyordu. Amatörlerde bu sonuç üzerine FAZ
III serilerinde bu yörüngeyi kullanmaya başladılar.Bu model ile
uzun süreli uydu kullanma imkanı buldular ancak yinede uzun süre ile uyduyu
kullanmak uydu ile yer istasyonun ve uydunun yüksekliğinin çok uygun yer
ve zamanda karşılaşmalarına bağlıdır. Bu her zaman mümkün olmaz, ama gün
boyu enaz1 – 8 saate kadar ortalama
kullanım söz konusu olabilir.
UYDU
TERMİNOLOJİSİ:
AMSAT:
Amateur Radio Satelitte Corporation.(Merkezi Washigton da bulunan kuruluş)
APOGEE:Uydunun
yerden en uzak olduğu yer,yörüngenin uzak ucu.
PERİGEE:Uydunun
yere en yakın geçtiği yörünge noktası.
CİRCULAR
POLARİSATİON: Hareketli
uydulardayer istesyonlarına göre
antenlerinde de devamlı polarizasyon değişmesi olmaktadır ve zaten hareketli
uydular mutlaka kendi etraflarında saniyede bir yada birden fazla kez dönerler.
Buna sebep güneşi gören tarafta ısı yükselir ve ters tarafta ise çok soğur,
dönşümlü olarak kabini ısıtmak devreler arasında sorun çıkmasını önler.
Modern ve sabit uydularda bu sorun özel bir alaşımdan yapılan ve ısıyı
sabit tutmaya yarayan bal peteği şeklinde ufak odacıklardan oluşan turuncu
renkli ısı battaniyeleri ile en aza indirilmiştir ve ısı uydu içinde dağıtılarak
kullanılır.Circular polarizasyon yani antenin devamlı Sağ tarafa dönümlü
kulanılması nedeniyle yer istasyonlarıda sircular sağa gönümlü anten kullanırlar
ve anten polarizasyonları uydu ile hep aynı fazda kalır. KROSSyagiler,
HELİCAL veTURNSTAIL antenler
buna örnektir.
Antenden
çıkan işaret bir dalga boyu mesafe katederken hem yatay hem dikey ilerler
uyduda aynı yönede döndüğünden zayıflama en aza iner.
DOPPLER
EFFECT: Uydunun ilerlemesinden
kaynaklanan ve sinyalin erken yada gecikmeyle gelmesindenmeydana
gelen frekans kaymalarıdır.Yer istasyonuna yaklaşan uydunun frekansı artar,
uzaklaşanın ise azalır çünki kaynak uydu vericisi yere göre çok hızlı hareket
etmektedir ve gönderdiği sinüs işaretlerin arası uzaklaşırken gerilen bir
yay gibi araları açılıryaklaşırken
ise daralan yay gibi çoğalır buda frekansa etki eder. Bu na örnek bir otomobilin
yada trenin sesi yaklaşırken incedir ve yanınızdan geçip uzaklaşırken kalınlaşarak
devam eder.Uydu transponderleri bu etkiyi azaltmak için ters kullanılır
yani UP LSB ve DWN linkler USB
çıkışlıdır ve UP link girişleri ile
çıkışları da ters çalışır: Bir transponderin DWN
linkinin alt frekansından çıkış yapmak isterseniz UPlinkin
üst frekansından uyduya girmek gerekir.USB:
Üst yan band.LSB:Alt yan band.
DOWN
LINK: (DWN),Uydunun
yere gönderme yaptığı frekans, yada band genişliği.
UP
LINK:(UP),Uydu alıcısının
dinleme yaptığı frekans, yada band genişliği.
BEACON:Uyduların
tanınmasını sağlayan, devamlı telemetri işaretleri gönderen ve transponderinin
bir yada daha fazla frekansından duyulan sinyaller.
ECCENTRICITY:
Eliptik yörüngede her dönüşte meydana gelen sapma değeri.
ORBIT:
Yörünge
ELLIPTICAL
ORBIT: Elips seklinde
yörünge meydana getirme.
ELEVATION:
Yere göre yükseklik açısı.
AZIMUTH:
Kuzeye göre yatay açı.
ERP:
( EFFECTIF RADIATION POWER) Çıkış
güçünün kablo kaybı ve anten kazancı hesap edilerek ifade şekli.
GEOSTATIONER
ORBIT: 36-37 bin km
deki
yere göre iz düşümleri sabit uyduların bulunduğu CLARK kuşağı. Dünyadan
bu uzaklıkta dönen uydular uygun hızlarını koruyabilirseler yere göre sabit
kalırlar.TV ve Haberleşme uydularının yanında bazı bilimsel uydular bu
yörüngeyi kullanır ve anten polarizasyonları hep sabittir. Solar yüzeyler
sensorlar yardımıyle otomatik olarak güneşe maximum bakışı yapar.Bazı alçak
yörünge uydularındada solar yüzeyler güneşe en dik açıyla bakacak şekilde
hareketlidir.
INCLINATION:
Ekvatoru kesen bir yörüngede çalışan uyduların ekvatorla kesişme noktasındaki
açıları. Bu açı FAZ III uydularında
ne kadar dik ise kuzey yarım küre o kadar çok
süre güneye göre uyduyu görür.Yani yerleşim ve nüfus sayısı kuzey
yarım kürede fazla olduğundan daha çok bu yarım küreye hizmet eder.
AO-10 halen Aküleri şarj tutmadığından susmuştur
AO-10
, AO-13 (AO-13 1996 sonunda atmosfere girerek yandı) ve AO-40
amatör uyduları böyledir ancak AO-40
, 60 derecelik
bir açıyla kuzey yarım kürenin en az 16 saat kullanacağı sekilde düşünülmesine
rağmen yörünge düzeltmelerinde meydana gelen aksaklılar ve düzeltme gazlarınıntamamının
ilk seferde tükenmesi nedeniyle ilk atıldığı
andaki 5 - 8 derecelik açıda 2.5 yıl çalıştı. Kontrol kartını besleyen
akü grubunda açık devre olması ve solar panellerden gelen gücüde otomatik
olarak kesmesi nedeniyle 2003 yılından beri arızalıdır ve devre
dışı kalmıştır.
INCREMENT:Uyduların
hareketi esnasında dünyanında döndüğünü hesap ederek her yörünge dönüşünde
üzerinden geçtiği yada katetiği meridyen sayısı.
KİK
MOTOR: FAZ III amatör
ve profesyonel uyduların geçici ilk yörüngelerine oturtulduktan sonra Periggeede(en
yakın noktadan) Apogee ye(en uzak noktaya) ulaşacak yörünge şeklini sağlayan
itme motorlarıdır.
Bu motorlar
soğuk itme ve sıcak itme olarak iki türlüdür.Amatör uydularda soğuk itme
ilk kez AO-40 da kullanılmıştır . Sıcak
itme denilen ve ateşlenme ile uzaya gaz bırakan NEWTON motoru nun yanında
soğuk ağır gaz ile itmede de bu yöntem kullanılmıştır.NEWTON motoru ateşlemede
sorunlar çıkarmış ve istenen yörüngenin dışında bir yörüngeye geçmişti
ve hatalar ince hesaplarla bu bahsettiğimiz soğuk gaz itme motoruyla en
aza indirilmiştir.
Şu an
AO-40 ın yörünge düzeltme için kullanabileceği ne sıcak nede soğuk gazı
kalmamıştır. Yapılan hesaplarla bu yörüngede 8 sene dönebilecektir.
Amatör haberleşme uyduları üzerine
sıkça
sorulan sorulara cevaplar.
Bahse konu uyduların bazıları
susmuştur
1-
[Uydu haberleşmesinde
vertikal anten kullanılabilirmi]Vertikal antenle yakın geçişli uyduları
duyabilirsiniz,ancak tam tepe üstünde biraz zayıflayabilir,50-60 derecelik
açıdan sonra ufuk hattına doğru daha kolay konuşabilirsiniz.Uydu haberleşmelerinde
KROSS Yagi tabiredilen yatay ve dikey elemanların aynı boom üzerinde olan
antenler ROTOR Yönlendirmesi ile kullanılır.
2-[Yakın
geçişli uydularla görüşme süresi ne kadardır] AO 27 uydusu ile
15 dakika kadar görüşme yapabilirsiniz,daha uzun süreli kullanabileceğin rs
12 uydusu ve fo20 ve fo29 uydusu var bunlar 1600 km yükseklikte dönmekte
olduğundan 20 dakkaya kadar çıkabilir.Ancak bu son iki uydu için multi
mode ssb ve cw si olan uhf ve vhf trx lazım. RS 12 ileıkımetre
multimode trx ile TX yapıp 29 mhz den RX yaparak calışabilirsiniz, RS12
nin ve diger uyduların tüm bilgilerini
http://
amsat.org den bulabilirsiniz.(RS
12 Susmuştur)
Molniya
yada yüksek yörünge uydularında uydunun konumuna göre süre 15 saate kadar
çıkabiliyor.
(Halen aktif uydular sayfanın başındadır)
3-[FM
uydular da haberleşme kolaymı]Doğudan gelen uydulara daha kolay
girersiniz ancak uydu batıda ise çok zorlaşır çünki bir dolu istasyon yüksek
güçle çıkış yapar ve tek FM kros aktarıcı olduğundan kim kuvvetli ise o
diğerlerini bastırır..
4-[FM
modede Çalışan uydular VO-51, SO-50, AO-16 fm/ssb, AO-27 (SO-50
ve VO-51 67Hz )
6-
[ AO 27 nin
transponderi herzaman açıkmı]AO27 ile ilgilibir
bültende genellikle hafta sonları açık tutuluyor diye okumuştum,.
7-
Geride kalan 10-15 uydu ise dıgıtal modede ve 9600 baud da calısıyorlar
bir tanesi 1200 baud çalışıyor.
http://
amsat.org : sayfada
güncel bilgileri var.
8-[uydu
en güçlü olarak nerelerden duyulur]Uydu dünyadaki en yakın noktadan
daha iyi duyulur ancak uydunun anteninin ve yer istasyonunun ışıma açılarıda
çok önemli ve antenlerin polarizasyonlarıda uygun oluncaduyulma
kalitesi artar.
9-[ MOLNİYA
tipi yükesek yörüngede dönen AO10 Ben halen
dünyadaki diger yüksek orbit dediğimiz molniya tipi yörünge de dönen AO10
u
yaklaşık 3 bin yer istasyonu ile birlikte kullanmaya
çalıştım, çünki AO 10 un aküleri
tamamen açık devre ve sadece Solar array ler güneşe dik yada dike yakın gelince çalışabiliyorduk. Besleme yetmediği
için uyduya giren istasyonların vericisine akım çektirince osilatörü kayıp
duruyor ve yerin çekimi ve uydunun kendi etrafında dönmeside modülasyonu
bozuyor.
( TAMAMEN SUSMUŞTUR)
1996
kasımında atmosfere girip yanan AO13
145/435 MHz de SSB Transponderi ve 2400 MHz de down lınkı vardı ve
3 bın yer ıstasyonundan
%90 UHF/VHF geri kalna %10 u S band dediğimiz
2400 mhz cok kısa süreli kullanılırdu, (1996
sonunda Atmosfere girerek yandı)
Aynı tip MOLNİYA yörüngesinde çalışan
AO-40 uydumuz ise yer
istasyonunun kumanda hatası nedeniyle sorunlu bir hayatı oldu.
2 metre ve 70 cm down lınk çalışmadı,,
sadece 2400 mhz dekı down lınk i aktif idi ve bu yüzden 3 bın uyducu 2400
mhz den 145 yada 435 mhz ye down converter yapmanın yada edinmenin derdinde.
Bende bir tane dwn conv. edindim 2400/145 ve
AO 40 ı duyabildim.
(TAMAMEN SUSMUŞTUR)
Frekans
yükselince minnacık antenlerle çok daha kazançlı sistemler kullanılabiliyor...
Yani helical anten 60 cm çanak ile camdan
uyduya yöneltilerek saatlerce kullanılabiliyordu.
.........................................................
AO
40 Uydusunda son durum
: Bu
uydu 2003 yılında Akü arızası sonucu susmuştur.
10 yıllık ömrü olmasına rağmen sadece 2.5 yıl kullanılabilmiş ve birçok
arıza ve yörünge hatası yaşanmıştır.Bu Uyduda yaşanan sıkıntı
ve hatalar şu an hazırlanan yeni P3E uydusunda yaşanmaması için gerekli önlemler
alınmaktadır.Güncelleme
20.04.2007
Aşağıdaki
bilgiler şu anki durumunu içermiyor,bilgi mahiyetinde yayındadır.
2000
Aralık ayı sonlarında uzaya gönderilen AO40 uydusu halen tam kapasite ile
olmasada hizmete devam ediyor.Güneş ışınlarının kapalı durumdaki solar
panellere dik yada dike yakın gelmediği için 14 Nisana kadar yörüngesinin
kısıtlı sürelerinde açık oluyor. Bu kısıtlama yetersiz şarj sebebiyle akülerin
tamamen bitmesini engelliyor. Halen yörünge dönüşünün
256 MA sayısı
ile ölçüldüğünde, 5-30
ila 35-100 MA arasında transponder UHF ,
1.2GHz up ve 2.4 GHz Dwn olarak
çalışıyor.
AO
40 ın şu anVHF,UHF , 1.2GHz
Alıcıları 2.4 ve 24GHz(24
GHz vericisi zayıf ve anteni çok dar açılı olduğundan tam olarak işe yaramıyor)
vericileri çalışır durumdadır.
2.4GHz
iki çıkış katından biri olan S1 vericisi aktif çalışma anında susmuş ve
bir daha çalıştırılamamıştır.Diğer çıkış olan S2 vericisi 15 dBlik
helical bir antenebağlı olarak
iş gören tek Dwn link vericisidir.Tüm amatör haberleşmeler ve komuta
istasyonlarının haberleşme veri alışverişi busistem
üzerinden yapılmaktadır.Uydunun üzerindeki Scope ve Yace kameraları
tarafından yere aktarılan dünyanın oryentasyon görüntüleri ile uydunun
antenlerinin yer yüzüne dönük çalıştırılması kontrol edilmektedir.Aslında
bu kontroller uydunun üzerindeki özel sensorlar tarafından telemetri işaretleri
ile kontrol edilmektedir.Uydunun bazı sistemleri halen hiç denenmemiştir,
bunlardan 21/24 MHz alıcıları triax
denge devreleri ve kapalı olan güneş panellerinin açılması hiç test edilmeyenler
arasındadır.
21
ve 24 MHz Alıcılarının antenleri ise kanatları kapalı durumda ve uyduya
sarılı haldeki güneş panellerinin kenarlarındadır, yani güneş panelleri
2002 yılı içinde açılarak işler hale gelirse bu frekanlardaki alıcılarda
test edilebilecektir.Uydunun güneş panelleri kapalı ise ışık elektriğe
nasıl dönüşüyor derseniz altıgen olan uydununyan
yüzleri panellerin bir bölümü ile kaplı ve halen tam açılmış şekle göre
1/3
oranında ışıktan yararlanıyor. Solar panellerin tam açılmasından sonra
arızalı yada hiç çalıştırılamayan VHF(vhf vericisiilk
fırlatılışta çalışırken bir yörünge düzeltme işleminde sustu ve bir daha
çalışmadı),UHF ve S1 Vericilerinin tekrar çalıştırılması için denemeler
yapılacak.
2002
yılında Triax düzenleyicileri ve Solar panellerinin açılması işlemleriçalışmalarınana
konuları olacaktır.
AMSAT
ocak ayı bülteninde AO 40 üzerinden temas sağlıyan istasyon sayısının yaklaşık
400 olduğunu ve bu istasyonların 58 DXCC ülkesini temsil ettiğini
bildirmiştir.
Bu
ülkeler arasındaTA - Türkiyemizin
de adı bulunmaktadır. 73.
AO-13
uydusunu ilk kez kullanmamla ilgili anım:
Uydu Atmosfere girerek yanmıştır.Yazı bilgi mahiyetinde yayındadır.
K . Mehmet
Başak - TA1D
Yakın
geçişli RS ve FO serisi uydularla 1988 den beri dünyanın yakın mesafeleriyle
QSO larım olmaktaydı, ancak uzak mesafelerle qso yapmak için AO 10 veya
AO 13 uydularını kullanmak gerekiyordu ve bu uydular dünyadan 37 bin km
uzağa kadar gidip gelmelerinden dolayı KROSS yagi tabir edilen ve Yatay
dikey anten ROTORuna ihiyaç vardı. 1990 larda konuya ilgim arttı ve elimdeki
Multi mode UHF ve VHF cihazlara rağmen eksikler olduğundan deneme imkanım
olmuyordu.Kross UHF ve VHF çok elemanlı antenlerimi tamamlamam ve rortorların
anten direğine yerleştirilmesi gerekiyordu.Esas sorun ise o tarihlerde
UHF henüz amatör telsiz haberleşmesine açılmamıştı bu yüzden TGM den UHF
uyduya UP link yapılabilmesi için sadece UP link frekansını kullanmak için
izin almam gerekiyordu ve izin başvuruma olumlu cevap verildi, sadece AO-10
ve 13 uydularının giriş bandını kapsıyacak şekilde (435-436 MHz) ve UHF
bandı açılana kadar bahsi geçen frekans aralığını kullanabilecektim ve
bu uydu çalışması Türkiyeden ilk kez yapılıyordu., daha önce AO 10 ve 13
uydularından hiç TA işaretli istasyon görüşme yapmamıştı.
Otarihlerde
en popüler uydu olan AO13 birkaç yıldır yörüngede idi ve çok başarılı çalışıyordu.(Bu
uydu 1996 sonunda yörüngesi düzeltilemediği için atmosfere girdi ve yandı)
Resmi
izin almış olmaktan dolayı çok memnun olmuştum, teknik olarak da tüm donanıma
sahiptim, ancak işlerimin yoğunluğu nedeniyle yaklaşık bir yıl gecikme
ile bu çalışmaya başlıyabildim: Yeni QTH ıma taşındıktan sonra ilk işim
VHF-UHF Kross yagi antenlerimi ve yatay dikey çalışan rotorlarımı anten
kulesinin üzerine yerleştirmek oldu.
Ancak bu anten ve rotorları tek
başıma kuleye yerleştirmek biraz zor olacaktı ve TA amatörlerinin yardımı
gerekiyordu. Yardıma TA1E Aziz Şasa, (rahmetli) TA1F Tuncer Topdemir ,
TA1BJ Tahir songelen geldiler. Daha
önce yapıp temin ettiğim antenler ve rotorlar direğe ve taşıyıcı BOOM üzerine
yerleştirildi,ara kumanda kabloları ve koax – heliax kablolarda antenlere
bağlandıktan sonra kabloların hepsini çatıdan sarkıtarak acele ile camdan
içeri aldık ve istasyondaki rotor kumanda ve cihazların çıkışına bağladık.
O kadar düşünmeme rağmen unuttuğum detaylar vardı ama bu haliylede istasyon
çalışabilirdi.Örneğin dikey rotor kabloları henüz bağlı değildi ama olsun
eğer uydu ufka yakın bir yerde ise yatay olarak o tarafa döndürmek yetebilirdi.Her
şey tamam dedim kendi kendime ve O zaman kullandığım Commodore 64 bilgisayarımda
yüklü olan uydu programını çalıştırıp AO 13 ün yerine baktım , görüş alanında
ve ufka yakın bir yerde idi hemen yatay rotorla antenleri ona doğru tevcih
ettim.VHF 145.812 MHz de AO-13 ün Beacon sinyali zayıf da olsa duyuluyordu.Hemen
transponderin SSB tarafına geçtim ve UP link frekansının bu çıkışa gelen
yerinden taşıyıcı işaret göndererek dönüşden duyulup duyulamıyacağımı kontrol
ettim .. evet dönüyordu işaretim ve anteni biraz daha sağ sol yaparak en
uygun seviyeye getirdim. Bandı tararken bir Japon istasyonunun bir başkası
ile CW qso su devam ediyordu,qso nun bitiminde CW olarak istasyonu çağırdım
, önce işaretimi alamadı ve qrz dedi bir daha çağırınca baktım TA1D burası
JA1BLC diye cevap verdi. Tarih 20.4.1991 Gmt:15.45 Artık AO 13 e ulaşabiliyordum
ve Molniya tipi yörüngede çalışan eliptik yüksek yörünge uydusu olan AO13
de artık TA çağrı işareti duyulabilecekti. Uydu yaklaşık 30 bin km deydi
, 10 wattlık güçle ve VHF 9 elemanlı home made kross yagi – 19 elemanlı
UHF Kross yagi ile işi başarmıştık. O anki heyecanımı ve
sevincimi unutamam, bu heyecanı TA1E,TA1F,TA1BJ ve eşim TA1YCB ( TA1YB)
da birlikte paylaştık.
O sırada TA1E nin şu an TA için
tarihi an deyişini hiç unutamam.
AO13 uydusunu son anına kadar kullanma
imkanı bulabildim ve Dünyada bu uyduyu kullanabilen 3 bin istasyonun hemen
hepsi ile qso yapma imkanını buldum.Bunun yanında zaman zaman aktif olan
AO 10 uydusunuda kullandım ama artik bu uydu enerji probleminden
dolayı
tamamen susmuştur.